ERGONOMİK ÇALIŞMA KOŞULLARININ MÜMKÜN OLMADIĞI EKİPMANLARLA ÇALIŞILDIĞINDA, BEL VE BOYUN AĞRILARININ YANISIRA CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI ORTAYA ÇIKABİLİYOR.
Omurga 7 boyun, 12 sırt, 5 bel omuru ile sakrum ve kuyruk sokumundan oluşur. Omurga boyunca her iki omur boyunca her iki omur arasından sağlı sollu bir çift sinir kökü çıkarak vücudun çeşitli bölgelerine dağılır.
Boyun omurlarından geçen sinirler ense, , baş, kollar, bileğe ve parmak uçlarına kadar uzanır. Bu sinirlerin baskı altında kalması baş ağrıları, uyku bozuklukları, kronik boyun ağrıları ile başa ve kola vuran ağrılara neden olabilir.
7 adet sırt omurundan geçen sinirler, yemek borusu, bronşlar, sırtın üst bölümü ve göğüs kafesine ulaşır. Bu sinirlerin baskı altında kalması sırt ve göğüs kafesi ağrılarına neden olur.
Özellikle kalpten çıkan ana damarın geçtiği 5,6,7 ve 8. sırt omurlarının iyi çalışmaması kan dolaşımı bozuklukları olarak kendini gösterebileceği gibi; karaciğer, pankreas, midenin de sağlıklı çalışmasına engel olabiliyor, ülser ve şeker hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor.
Bel omurlarından geçen sinirlerin baskı altında kalması, şiddetli bel ağrılarına neden olduğu gibi; özellikle belin 2. ve 3. omurundan geçen sinirlerin baskı altında kalması üreme organlarında ciddi problemlere neden olur.
Belin 5. omuru ile sakrum arasından çıkan sinirin baskı görmesi, tipik siyatik ağrılarına neden olur. Bel omurlarının altındaki sakrumdan geçen sinirlerin baskı görmesi ise, hemoroid, çeşitli döküntüler, boşaltım bozuklukları ile spazmlarla kendilerini gösterebilir.
Ergonomisi uygun olmayan Diş Ünitleri ile çalışma nedeniyle; yıllar içerisinde omurgadan sinir köklerine uygulanan baskılar, beyin ile iç organların iletişimine engel olarak ciddi kronik hastalıklara yol açabiliyor.
Araştırmalar her 3 Hekimden 2sinin meslek hastalıkları yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak Diş Hekiminin kendi sağlığını kaybetmemesi için ergonomik bir unitle çalışması gereklidir.